takip.jpg

Google de Arayın

Özel Arama

BARAKA'DA KİMLER VAR?

  • Baraka'da Kimse Yok

ETKİNLİK TAKVİMİEtkinlik Ekle

EN SON ÜYELER

  • Bu ay üye eklenmedi.
  • VİDEO GALERİLER

    ARTVİNDE HAVA DURUMU

    ARTVIN

    Diğer İlleri Görmek İçin Tıklayın »

    Bir Sevdadır Yanıklı 16.Ocak.2011, 21:56 tarihinde Muhammet Avcı yazdı. 1342 defa okundu.

    İşte Adım Adım Yanıklı Köyü


    Köye olan özlemim, sevdadan bile öte,
    Çocuk denecek yaşta düşmüşüm ben gurbete.


    Ne yapsam dindiremem gönlümdeki sızıyı,
    Tek arzum, tek emelim terk etmek Akyazı’yı.

    Döneriz köyümüze, esince bahar yeli,
    Gurbet elden sılaya akar bir özlem seli.

    Soğuksu: mola yeri, közde mısır şöleni,
    Karşılar muhabbetle her yanına geleni.
      
    Çoruh’un kıyısından Zeznara’ya gelince,
    Görünür köyün yolu kıvrım kıvrım ve ince.

    İşte Yanıklı köyü, işte kuşlar vadisi,
    Merak etmeyen var mı, köydeki havadisi?
         
    Hozabir harman harman bolluğu, bereketi,
    Kışın iki palto giy, yazın çıkar ceketi.

    Hozabir ün salmıştır üzümüyle, dutuyla,
    Kardeşi kardeşinin uğraşır hudutuyla.
      
    Biraz sonra bizleri Çiftehanlar karşılar,
    Yıldızını düşürmüş pazarlar ve çarşılar.

    Hey gidi Nasvihara gurbet- sıla sınırı,
    Geçti yıllar, asırlar çözülemedi sırrı.
          
    Adeta el sıkışır soylu Şamar Köprüsü,
    Ruhlara neşe verir suların bu korosu.

    Karşılar hemen bizi Sasviyent’in yokuşu,
    Durdurur kalbimizi özlem dolu bu koşu

    Yürüdükçe yürürüz merdiven çıkar gibi,
    Diner yorgunluğumuz yazın yağan kar gibi.

    Sıra sıra dizilmiş Dereler, Moklit, Bağlar,
     Öptükçe toprağını, insan sevinçten ağlar.

     
    Baharın geçit vermez Samsare’nin deresi,
    Köyüm gibi güzeldir yurdumun her yöresi.

    Oy Samsare Samsare toprağın neden kayar,
    Yazın Diyarbakır’a, kışın Sivas’a ayar.

    Simonetin nüfusu, azalmışta azalmış
    Kesmişler fidanları Sıklığın adı kalmış.

    Geze geze git bitmez tozlu, buzlu yolları,
    Yürüdükçe anarsın, erittiğin yılları.

    Besmelesiz, abdestsiz Çiyaser’den geçilmez,
    Dudbet’in çayırları tırpan ile biçilmez.

    Oy Barbare Barbare, kaç asırlık mezarlık,
    Kirazı ve cevizi nazarlıktır nazarlık.
                
    Arife akşamları pişi Sersat’ta yenir,
    Sersatlı’nın hayatı adliyede tükenir.

    Ne sel ne çığ derdi var, Sersat’ta oturanın,
    Acil ihtiyacı var değirmene buranın.
                    
    Bağdat gibi güzeldir, Işhliyent bahçeleri,
    Virane olmuş, gitmiş Molla Bilal’ın yeri.

    Gece cinler taş atar, Belesin’den geçene,
    Deli raporu gerek, Işhliyent’ten göçene.
                       
    Oy Zübiyent Zübiyent, tez canlılar diyarı,
    Gençleri şöyle dursun, aşıktır ihtiyarı.

    Sorgu - sual yok derler Ket ket’te yatan için,
    Genç kalmak isterseniz Koha suyundan için.
                           
    Vakit öğle üzeri cümle âlem yatıyor,
    Zübiyent, Şişli gibi, arsalar yok satıyor.

    Köyümüzde ilk şafak, Koriyent’te atıyor,
    Başlamış bağbozumu, burda da gün batıyor.
                               
    Kim sevmez Baraka’yı, kestanenin dibini,
    Gel ikindi vaktinde, bulursun sahibini.

    Mamliyent mekânıdır, beylerin, ağaların,
    Hala izleri durur eski mağaraların.
      
    Karat’la Caçuçala gelmiş karşı karşıya,
    Cinler cirit atıyor, göç etmişler çarşıya.

    Kokiberet dediğin köyümün İstanbul’u,
    Yaylaya gidenlerin buradan geçer yolu.
           
    Oy Çrahiyent Çrahiyent, kaç asırlık mezarlık,
    Kokiberet’te tavan yapmış okur- yazarlık.

    Oy Moliyent Moliyent, benim güzel mahallem,
    Benim için cennettir, ne derse desin âlem.
             
    Çalep ile Ukanhev sanki meraya dönmüş,
    Yazın şenlenen evler, kışın kararmış, sönmüş.

    Sahriyent, denilen yer, burda Mehler yaşarmış,
    Burada insan yiyen ilkel bir kavim varmış
               
    İşte Virisagorav, işte eşek alanı,
    Tarihi mola yeri, yoktur bunun yalanı.

    Yürüdükçe, Uzuntaş çıkar senin karşına,
    İniş- çıkışlı yollar el eder gözyaşına.
                   
    Uğarehev, Şaşukart yolları yorar seni,
    İçince bir çanak su, özlemle sarar seni.

    Kurshalat’ın düzünde mola vermek adettir,
    Yaylaya dönüp bakmak en büyük saadettir.
                     
    Oy yayla güzel yayla, özlemin bittiği ye
    Yaslı yüreğimizin toy düğün ettiği yer.

    Oy yayla, güzel yayla, seni çok göresim var,
    Taşına, toprağına yüzümü süresim var.

                         
    Yaylada geçen bir gün, bütün bir ömre değer,
    Yayla insanı ondan uzun yaşarmış meğer.


    İşte yayla hayatı, ye gevreği, iç suyu,
    Yastık, yatak istemez, uzan sekide uyu.

                             
    Atar gençler narayı, düzde yakılır ateş,
    Kızlar, delikanlılar yaylada bulurlar eş.


    Bırakırsın yemeği, horon başladığı an,
    Bayram yerine döner, bir anda koca meydan.

                                
    Eser serin bir rüzgâr, kuzu meler, kurt ulur,
    İnsan gamdan, tasadan, sıkıntıdan kurtulur.


    Tüter şafak vaktinde yaylanın boz dumanı,
    Mesai saatidir şaşörtün bu zamanı.

                                    
    Artiyan’dan yaylaya dönüp bakınca insan,
    Mutluluk doruktadır, inanın işte o an.

     
    Hey gidi Saburtiya, tipinin ana yurdu,
    Tipinin uğultusu, ta köyden duyulurdu.

                                       
    Saburtiya düzünde yayılır ak kuzular,
    Ziyaret tepesinde gerçekleşir arzular.


    Saburtiya yazları, insan mahşeridir bir,
    Karçal’dan gelen bu su, Ustamis’e can verir.

                                           
    Nara atasın gelir, Katmikir’e çıkınca,
    Kaygın, tasan kaybolur, bir sigara yakınca.


    Göçen o üç arkadaş, yâdımıza düşer de,
    Hala kicinaları yankılanır bu yerde.

                                               
    Şenlik yaparız yazın, Ahuvat’ın düzünde,
    Buluşma özlemi var, hepimizin özünde.


    Karçal’ın deresini Sırattan zordur geçmek,
    Doyumsuzluk demektir, orda yemek ve içmek.

                                                   
    Gökte bulut belirse, Karçal’ı duman kaplar,
    Meltem esse kar yağar, uymaz orda hesaplar.


    Ziyaret tepesinde vardır koca bir yatır,
    Kırklardan biri varmış, dedem hala anlatır.

                                                       
    Köyüm seni ne kadar anlatsam yine de az,
    Hüzün yakışmaz sana, gül biraz, eğlen biraz.


    Köyüm seni ne kadar övsem de yine azdır,
    Senin taşın toprağın benim için Hicaz’dır.

                                                          
    Hep dostça yaşayalım, günü, haftayı, yılı,
    Geleceğin aydınlık, mutlu ol Yanıklı’lı.
    5 Temmuz 2008/ Akyazı
    Muhammet AVCI


    PAYLAŞ : Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit İÇERİK EKLE
    Yorum Yaz
    BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
     Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Yanıklı Köyü Web Sitesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

    ÜYE MENÜ

    Kullanıcı Adı :

    Şifre :

    Üye Başvuru Formu - Şifremi Unuttum

    ANI DEFTERİ

    FOTO GALERİLER

    • YANIKLI KÖYÜ 5.BAHAR ŞENLİĞİ GÜNDOĞDU BURSA
    • ÖNER DUZCAN
    • artvin maceramiz ...
    • Alparslan Düzcan Foto
    • Saydam Meydan Foto Galeri
    • Medet Aydın Foto Galeri
    • Osman Avcı Foto Galeri
    • Öztürk Avcı Foto Galeri
    • Cengiz Çelik Foto Galeri

    SİTE ANKET

    Partiye mi, Lidere mi yoksa adaya mı oyunuzu vereceksiniz?




    Tüm Anketler